Evbakan Köyü |
|
|
| - |
Erzurum |
|
|
| - |
|
| - |
Erzurum Reklamları |
 |
 |
| |
| |
| |
|
Şehir
Görüntüsü |
 |
|
Doğduğum Yer:
Evbakan |
|
Meşhur bir
sözümüz vardır:"Bülbülü altın kafese koymuşlar,ah vatan,ah vatan
demiş"diye.Bu sözün aşağı-yukarı tüm toplumlarda değeri
vardır.Ancak bizde başka...Biz Anadolu insanları bir
başka düşkünüzdür vatanımıza,bir başka bağlıyızdır
köyümüze,obamıza.
Nasıl bağlı olmayız ki?Canımız-kanımızdır
köyümüz,toprağımız,hamurumuz o topraktan yoğrulmuş,bedenimiz
acıyla,yoklukla pişmiştir o diyarda...Ne günler görmüşüzdür???
Kimi zaman,Sığıntaşın'da kuzu yayarken yanık türküler
mırıldanmış,kimi zaman bir harman yorgunluğu sonrası Boğaz'da
serin suda çimmiş,efkarlanmışızdır...Verintap'ta yemlik toplayan
kızlardan birine uzaktan sevdalanmışızdır gizli-gizli.İlk
aşkımızı yayla yolunda sadece kendimize söyleyip,ilk sigaramızı
tüttürmüşüzdür duman duman...
Nasıl sevmeyiz,nasıl özlemeyiz köyümüzü?Yokluğu,cahilliği,aşkı
ve acıyı ilk duyduğumuz yer orasıdır.Gözlerimizin ilk açıldığı
yer,soluduğumuz ilk temiz hava,gözlerimizi kamaştıran ilk
güneş...
Gecelerinde bir mutluluk aradığımız,bizim
olduğuna inandığımız göz kırpan milyarlarca yıldızla,samanyolunda
özgürce dolaştığımız yer orasıdır...
Akşamları Küçük Yayla'ya ulaşıp avuç-avuç içtiğimiz ab-ı
hayat,kuzu seslerine karışan şarkılarımız,toprak dam altında
yağmur sesi eşliğinde gördüğümüz en özgür rüyalarımız işte
orada:Evbakan'da...Nasıl özlemezsin...?
NASIL ÖZLEMEZSİN?
Gözlerini açıp,gördüğün ilk yer,
Eğri Yol'dan güneş doğar,gülerek.
Dedenin mezarı,yolunu bekler,
Fatiha okusan,bir gün gelerek,
Vefan kalmadı mı,özlemezmisin?
Sen olsan,yolları gözlemez misin?
Kilise deresi,Karataşını,
Kalanınardını,Kamışlı Gölü,
Yayla Tarlaları,Gölün Başını,
Ağaçları garip,toprağı ölü,
Arzu etmez misin,özlemez misin?
Vatanını görmek istemez misin?
Ömür nerde olsa tükenir,biter,
Vakit varken,ziyarete gelmeli,
Kalenin başında keklikler öter,
İnsanoğlu vatanını bilmeli,
Vatansızlık,ölümden bile beter,
Köyünde gömülmek düşlemezmisin?
Tamer Vural |
|
|
Ziyaretçi |
|
|
|
VATAN TÜRKÜSÜ |
|
 |
Güneşin
başka doğar, Ay'ın bir başka,
Şehrin başka güzel, köyün bambaşka,
Ay_Yıldızlı bayrak getirir aşka.....
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM
Tarihin var, tarihlere sığmayan,
Pişman olur sana, dostun olmayan,
Adaletin, insanlığa yön veren....
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM
Muzaffer ordun, binlerce aslan,
Uğruna yazar binlerce destan,
Milletin kahraman, Soyun kahraman.....
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM
Kars'ın başka güzel, İzmir'in başka,
Erzurum başka güzel, İstanbul başka,
Bezilir mi, sana duyulan aşka....
Dünyada bulunmaz eşin TÜRKİYEM.
Canım sana kurban, canım TÜRKİYEM
Ersin KAYA |
|
|
|
EVBAKAN KÖYÜ GENEL BİLGİLER |
|
|
|

Köyümüzün tarihi kesin olarak bilinmemekle
beraber, Osmanlı-Rus savaşlarından kalıntılar bulunmaktadır.
Eski tarihi eserlerden Evbakan köyü kalesinde çeşitli
bulgular, mezarlar, duvar yazıları ve gizli odaları ile bir
çok medeniyete ev sahibi yaptığının göstermektedir. Aynı
zamanda ardıçlığın ardında Evbakan Kalesi ile bağlantılı
olduğu söylenen gizli odalar bulunmaktadır. Ama ne yazık ki
Turizm Bakanlığından geniş bir inceleme yapılmamıştır.
Savaşlar sonrası Ermenilerin köyü terk etmesi ile bu gün ki
sülalelerin ataları köye yerleşmiştir. Köye ilk önce kimin
geldiği kesin olarak bilinmemektedir.
Adı : Evbakan Köyü
Hane Sayısı : 80 ( köyde yaşayan )
Muhtar : İzamettin VURAL
Muhtar Telefon no :0 442 873 63 21
Geçim Kaynakları :Tarım, Hayvancılık
|
|
|
TARİHİ |
| - |
|

|
| |
|
Google Reklamları |
|
|
|
Vatan Erzurum |
|
Yüksek
dağlarına kar yağar durur
Özlemin yürekten beni de vurur
Buzlarının boyu metreler olur
Bir başka güzeldir vatan Erzurum
Erzurum dediğin bir güzelliktir
Dadaşlık erişilmez bir özelliktir
Allah’ın verdiği bir güzelliktir
Bir başka güzeldir vatan Erzurum
Minarende eksik olmaz ezanın
Gece gündüz okunurda Kuranın
Diyar diyar gezer senin edipinle ozanın
Bir başka güzeldir vatan Erzurum
Bahar oldu mu yaylaya çıkılır
Soğuk sular gözelerden alınır
Soğuk ayran yudum yudum içilir
Bir başka güzeldir vatan Erzurum
adnan oğlu engin dir benim adım
şenkaya ilçemdir,evbakan da köyüm
Hasretliğinden yandı da yüreğim
Bir başka güzeldir vatan Erzurum
Engin VURAL |
|
|
|
|
Oltu İlçesi ve
Kalesi |
|
 |
Büyük bölümü Karadeniz Bölgesi’nde, küçük bir bölümü de Doğu Anadolu
Bölgesi’nde kalan, Erzurum İli’ne bağlı bir ilçe olan Oltu,
doğusunda Şenkaya, kuzeyinde Olur ve Artvin iline bağlı Yusufeli
ilçesi, batısında Uzundere ve Tortum, güneyinde Narman ilçesi ile
çevrilidir. İlçe merkezinin de içinde bulunduğu Oltu Çayı vadisi
dışındaki toprakları engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahiptir.
İlçe topraklarını Doğu Karadeniz Sıradağlarının iç sıralarından
Çoruh-Kelkit Dağları engebelendirir. Bu dağların en yüksek noktası
Karadağ’dır (2.930 m.). İlçe topraklarının sularını Çoruh Irmağının
başlıca kollarından Oltu Çayı toplamaktadır. İl merkezinin 130 km.
kuzeydoğusunda bulunan Oltu’nun yüzölçümü 1.380 km2 olup, denizden
1.275 m. yüksekliktedir. Toplam nüfusu 45.518’dir.
Dağlık kesimlerde sert kara iklimi görülür. İlçe
merkezinin de içinde bulunduğu vadi tabanındaki iklim ise Doğu
Karadeniz iklim şartlarına yakındır. İlçe merkezinde Erzurum’un
diğer kesimlerine göre kış iki ay daha kısadır.
İlçenin ekonomisi ticaret, tarım, hayvancılık, kömür
işçiliği ve Oltu Taşı işletmeciliğine dayalıdır. Oltu çayı vadisinde
tahıl tarımı ve hayvancılık ve arıcılık yapılmaktadır. Yetiştirilen
başlıca tarımsal ürünler, patates, buğday, şeker pancarı ve arpadır.
Az miktarda da elma, dut, ceviz, baklagiller ve soğan da
yetiştirilmektedir. İlçe topraklarında manganez, tuz ve linyit
yatakları bulunmaktadır. Kolay işlenme özelliği olan oltutaşı,
kolye, küpe, tespih ve ağızlık gibi hediyelik eşya yapımında
değerlendirilmektedir. İlçe imalat ve tamir atölyeleri gibi küçük
sanayi işletmeleri hariç büyük sanayi kuruluşu bulunmaktadır.
Eski bir
yerleşim yeri olan Oltu yöresi uzun süre Gürcülerin hakimiyetinde
kaldıktan sonra, 1018’de Bizanslıların egemenliğine girmiştir.
1080’de Saltuklu kumandanı Emir Saltuk Ahmet tarafından ele
geçirilmiştir. Saltuklular ile Gürcüler arasında birkaç kez el
değiştiren yöre, XVI.yüzyıl başlarında Safevilerin egemenliğine
girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın (1548) İran seferi sırasında
Özdemiroğlu Hasan Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
1867’de Erzurum vilayetinin Çıldır sancağına bağlı bir kaza olarak
yönetilen Oltu yöresi Berlin Antlaşması (13 Temmuz 1878) gereğince
savaş tazminatı olarak Ruslara bırakılmıştır. 25 Mart 1918’de
kurtarılmış, ancak daha sonra Elviye-i Selâse sınırları içerisinde
kalmıştır. 1919’da yörede bağımsız bir örgütlenme gerçekleştirilmiş,
Oltu Milli Şurası kurulmuştur. Oltu ve çevresi 17 Mayıs 1920 yılında
Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetine katılıncaya kadar bağımsız
şuura hükümeti tarafından yönetilmiştir. 1926 yılında da ilçe
konumuna getirilmiştir.
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;
Arslan Paşa Camisi
Mısri Zinnun Kümbeti
Oltu Kalesi
ile Pernek Köyü Kaleleri, Derebaşı Köyü Köroğlu Kalesi, Kale Boğazı
Köyü Kalesi, Oruçuk Köyü Kalesi, İğdeli Kalesi, Ardos Köyü Kalesi,
Ünlükaya Kalesi, Havdos Köyü Kale kalıntıları, Tamarot harabeleri
bulunmaktadır. Ayrıca ilçedeki ocaklardan çıkarılan
Oltu Taşı
çeşitli süs eşyalarında ve tespihlerde kullanılmaktadır.
|
|
|
|