Evbakan Köyü () => Önemli Günler

: 2008' de SEVGİNİN , KARDEŞLİĞİN VE HUZURUN GALİP GELMESİNİ DİLİYORUM

: [ 1 ]

cevdet vural 31.12.2007 08:31:24
Yarın yeni bir yıla gireceğiz. Tüm köylülerimin ve Türkiye’mizin geçmişte karşılaşmış oldukları tüm olumsuzluklardan uzak kalmalarını,  2008 yılının sağlıklı, huzurlu bir birlik yılı olmasını diliyor, Herkesin yeni yılını kutluyor, selam ve sevgilerimi sunuyorum.
   Yılbaşlarında yılbaşı özel Pağacı vardı. Pağacın içerisine bozuk para koyarlardı. Pağacı hanedeki kişi sayısına göre bölüp ayırırlar ve o yılın bereketinin paranın çıktığı parçayı alan şahısta olduğu sanılırdı. Yılbaşı eğlenceleri düzenlenir oyunlar oynanırdı.
Köyümde geçen günlerimde gördüklerim, duyduklarım hep aklıma gelir. Geçmişin güzelliklerini bir türlü unutamam burnumda buram, buram tüter, duygularım kabarır o günleri arar bazen mazıyı canlandırdığımda ağlarım, gözyaşlarım damla, damla akar.
Nedir? Beni ağlatan biliyor musunuz?
Yok, olan adetler yaşanmayan gelenekler, Biçilmeyen çayırlar, ekilmeyen tarlalar, boş kalan bostanlar koyunsuz keçisiz ıssız dağlar yamaçlar yalan mı? Köyümüz sanki sahipsiz kalmış 120 hane erimiş tükenmiş.
Hani çıkardık yaylaya halay çeker oynardık dizi, dizi, sürüler gelirdi sağılırdı koyun kuzu sesi bir melodi gibi okşamazımıydı yüreğimizi, hani bir zamanlar kara koyun yoğurdunu kaşık kesmezdi, fırınlarda pişen ekmek kokusu sarardı dalga, dalga her tarafı mısır biçilir dövülürdü tokaçlarla. Buğdayın iyisi ekilecek tarlalar için saklanırdı ambarların bir köşesinde bahar olunca yazlıklar için ambarlardan çıkarılacak tohumların günü belliydi hep Perşembe günleri tohum çıkarmanın bereketli olacağı söylenirdi.
Bostanlar bozulur ateşler yanar kara kazanlarda patatesler, kabaklar, mısırlar, pazılar pişerdi ikram edilirdi bolca.
    Herkes birden bicine başlardı. İkindiden sonra tarlalardan çıkar yaylaya doğru yol alınırdı. Derelerden bazen gelin düğmesi bazen böğürtlen toplanırdı. Yaylaya giderken tutturulurdu türküler yayılırdı turna sesleri gibi yanık, yanık dalgalanırdı dağda tepede ovada. Her şeyin bir tadı bir güzelliği ve özelliği vardı. Şimdi bunlar yok, köyümüzü unuttuk terk ettik artık doğduğumuz yerin değil doyduğumuz yerin kültürünü aşılıyoruz çocuklarımıza Bakıyorum Ankara’da iç Anadolu insanı düğününde nişanında sünnetinde asker uğurlamasında yapılan eğlence ve oyunlarda kendilerine özgü oyunlar ve eğlenceler yapıyorlar. Ama bizim doğudan gelenler halaylar yanında iç anadoluya özgü topal, çekirge, yıldız misket vs havalarını özel istekle isteyip eğleniyorlar bu da güzel bir mozaik ancak iç Anadolu insanının bizim havalardan hiç birisini çalıp oynadığını da görmedim.
 Bazen çağdaşlık ve modernleşme adına örfe âdete ananeye direnircesine karşı çıkıyoruz veya yok olmasına göz yumuyoruz ama farkındayım çok yazık ediyoruz.
Nasıl ağlamam 75 yaşında ki rahmetli ninem yanından geçen bir kamçı boyu erkek çocuğunun görünce toplanır önünden kalkardı. Büyük meclislerinde geçmiş anlatılır tarihten ders alınır birlik mesajları verilirdi. Büyükler konuşurken küçükler dinlerdi. Şimdi büyükleri dinlemeyi boş ver küçükler büyüklerin yüzüne sığara dumanını üflemeden zevk alıyorlar. Herkes yokluğu da bolluğu da bilir şükrederdi. Ahırların kapısı açık kümesler yumurta dolu deriler sütlüklerde başıboş dururdu. Lakin bu zamanda bunların birisine rastlamanın biraz güç olduğu kanısındayım.
   Mesajıma son verirken, selam ve sevginin eksik olmadığı dostluk ve kardeşliğin galip geleceği huzur ve mutluluğun dolup taşacağı sağlıklı bir yıl diliyor selamlarımı sunuyorum
Saygılarımla;
Cevdetvural@hotmail.com

fevzi gülle 02.01.2008 22:30:29
Evet Cevdet kardes yazdiklarini okudum vede dalip dalip o eski günlere gittim.Cok güzel anilari yad ettim kendi kendime sanki tekcama ciktim ordan cukurcayiri pungarlari izledim.Meseye asagi baktim ve yaylaya gelenlerin türkü söylediklerini duydum gercektende bazen düsünürüm,biz sözde dünyalik kazanmak icin dagildik degil Türkiyeya Dünyaya dagildik peki degdimi bizim aradigimiz neydi neler kazandik vede karsiliginda neler kaybettik diye ve sonuc hep ayni biz sanki yalanci cenneti (köyü) cehennem hayatina degistirdik diye oysaki köyün yagi,sütü,yumurtasi,ekmek arasindaki peyniri(goggosu)bu yasadigimiz yerlerdeki sunii yemlerle yetisen hayvanin pirzolasindan daha lezzetliydi. Demekki bizler hep kaybeden tarafta olduk diye düsünürüm hep.Dahada acisi Cocuklarimizi öz kültürümüzden uzakta yetistirerek gelecegimizi yok ediyoruz.Her ne kadarda onlara birseyler vermeye calisiyorsakta ne kadar verdigimiz tartisilir ve dahasi onlar bizden alacaklarini torunlarimiza ne kadar aktaracaklar.Bütün bu sorular aklima takildikca keske köyde olsaydimda yari ac olsaydim diyesim geliyor

neyse ben asil konuya geleyim Herkesin yeni yilinbi kutlar mutlu ve saglikli nice yillar dilerim

Fevzi Gülle
berlinlidadas@gmx.de

cevdet vural 03.01.2008 13:34:56
Fevzi Bey kardeşim yazılarımda her ne kadar da biraz sitemkar olsamda geleceğe ve gençliğe umutla bakıyorum.
Ama nerede ve ne olursak olalım yaptığımız bir ekmek ve gelecek mücadelesi bu görevi devraldık ve şerefiyle sonraki nesillere devredeceğimizden eminim.
Yaptığımız işi tam ve doğru yaptığımızda, her zaman mutlu olacağımızı hiç bir şeyin yüzümüzün akını lekelemeyeceğini her yerde dimdik duracağımızı biliyorum.
Hayatın bölünmez parçalarıdır yoksulluk,ayrılık ve ölüm önemli olan uzun yaşamak değil düzgün yaşamaktır.Dünya hayatı çok kısa, en çok yaşayan 100 yaşar  daha fazla olsa ne ifade eder sonuç...
Onun için ömrümüz oldukça yaşadıkça haddimizide hakkımızıda bilelim.
bizim Özümüz, soyumuz, kökümüz sağlamdır. Hiç bir zalimin rüzgarı değil kökümüzü bizim dalımımızı bile kıpırtadamaz.
Daha güzel ve sağlıklı yarınlar  dileğiyle .....
Cevdet VURAL


: [ 1 ]

SMF Hacks