büyük çeşmenin gürül gürül aktığı gölun dolu olduğu zamanlar daha avni dayıgilin köyden göçmediği ve rahmetli hasan dedeninde bu dünyadan göcmediği dönem yani cok eski zaman olduğu için anlatıyorm. herkesin tanidiği cocuklukta yaramazlık konusunda bi ekol olan hatta ....sizde üçgün kalsın diye bedduaların bile cıktığı bi arkadaş. birlikte gölün yaninda otururken bi sürü civcivin yanimizdan gectiğini gördük .tabi arkadaşin gözleri parladı bunları yakalamaya calişti ve birini tuttu başladı oynamaya.oynamak kesmedi tüylerini yolmaya o da yetmedi boynunu koparıp attı göle... ilk başta seyirci kaldım ama cocukluğun verdiği merakla bu ilginc olayın cazibesine dayanamadım kalktım bende iki tane tuttum boyunlarını koparıp attim göle tabi biz bunu oyun zannediyoduk ki bu oyun anca civcivlerin tükenmesiyle birlikte sona erdi. sonra rahmetli hasan dede cağirdi bizi dükkana elinde bir deste büsküvi var.cocuklar bana :hanginiz öldürdüyse civcivleri söylerse bu büsküvileri ona vercem dedi. ben bağiriyoeum ben öldürdüm arkadaş bağiriyo ben öldürdüm hasan dedenin önünde kavgaya tututştuk.sonra dükkanin kapisini kitledi arkadan bizi değenekle eşşek sudan gelinceye kadar dövdü. ama haketmiştik dayaği tamahkarliğimizin cezasinin da cektik bana ii bi ders oldu.
|