|
||
| Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir matematikçi yanlarında sadece bir kutu konserve ile çölün ortasında kalırlar. Bir kutu konserveleri vardır olmasına ama, bu konserveyi açacak bir aletleri yoktur. Fizikçi evirir, çevirir, ama fizik bilgisi ile kutuyu açamaz ve kimyacıya devreder. Kimyacı da düşünür, uğraşır, nihayetinde son çare olarak matematikçiye verir. Matematikçi uzun uzun konserve kutusuna bakar ve şöyle der: "varsayalım açık" | ||
|
||
| Bu matematikçiler gercektende her konuda genelde bööle yapıyolar. Bu arada hala kim oldugunuz bilmiyorum ama fıkralarınız gercekten güzel... |
||
|
||
| İlk defa helikopter gören Temel, Dursun' a sormuş; - Dursun, bu nedur da? Dursun, gayet sakin cevap vermiş; - Haçan, bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur. |
||
|
||
| Doktor, akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş; -"Doktor Bey, size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim, topuğu önde mi olsun arkada mı? |
||
|
||
| Hoca, minberden cemaate hitaba başlar: - Ey cemaat-i müslimin, deyince: Arkalardan Temel, cevap verir: - Efendum! Bağa mi deyisun? |
||