|
||
| 8)Her konuşan iki kişinin diğerine tekrarladığı şey,genellikle bir üçüncü şahıs için"Yok abi eğitim şart,eğitim olmazsa sonuç bu"olur değil mi?Peki niçin hep başkalarına havale ederiz güzelim eğitimi?Niye bize şart deği mi eğitim?Mesela eğitimimiz sözlerimize,iş hayatımıza,çevremize,aile hayatımıza,caddeye nekadar,nasıl yansıyor?İyi bir bakalım boy aynasında kendimize...Ne kadar eğitimimiz?Yoksa hiç yapmadıklarımızı mı başkasından bekliyoruz? Hani hep deriz ya:"ben olsaydım şöyle yapardım" evet sen varsın işte. Daha güzel olanı yap,görsün herkes."Kendini bulmadan arama başka bir şey,bir şey bulmak istiyorsan,senle başlıyor her şey... |
||
|
||
| evet egitim sart. bugun baktigimizda eskiye nazaran egitim goren ve meslek edinen kisi sayisinda koyumuzde yukselme oldugu gorulmektedir. simdiki genclige burdan sesleniyorum. biz okumadik size okuyun diyoruz. cunki biz zoru gorduk. tahsillilere gipta ile baktik. okuyanlari gorduk gurulandik. yenilerinin haberleri geldikce daha da gururlanacagiz. herkese gebzeden selamlar. |
||
|
||
| Merhaba arkadaşlar. Köyümüz dedik, Eğitim dedik, hatta köyümüzün tanıtımının yapılmasını istedik ne güzel tabiiki doğup büğüdüyümüz topraklar seviyoruz vede seveceyiz. Fakat arkadaşlar ben kırkdokuz yaşındayım yirmi küsür senem o köyde geçti bundan kırk yıl öncesini gayet iyi hatırlıyorum babalarımız dedelerimiz karasabanla, öküz gücüyle, dövenle ,yabayla vs anlayacağınız daha ilkel şartlarla ailelerinin geçimini o köyde sağlıyorlardılar hatta bundan gayette iyiydiler desem inanın. Çünkü ununu, yağını, peynirini,yumurtasını,sebzesini, kendileri üretiyorlardılar o köyde bir tarımcılık vardı, hayvancılık en üst düzeydeydi peki arkadaşlar neoldu köyümüzede herşeyi dışardan almaya başladık ne sebep oldu bunu hiç araştıran soran yokmu. Şimdi herşey fenni araçlarla, motorlu araçlarla yapılıyorda acaba ondanmı terk edildi bu konuya bence eğilmek lazım bu konuyu tartışmalıyız arkadaşlar çünkü bence çok önemli. Böyle giderse köyde kimse kalmayacak öğle deyilmi arkadaşlar. ESSELAMUN ALEYKÜM. YUNUS VURAL. |
||
|
||
| Saygıdeğer Yunus Ağabeyi,evvela Mübarek Kurban Bayramını tebrik ediyor,selam ve saygılarımı gönderiyorum.Bayram,tüm milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olsun inşaallah. İkincisi,akranlarından farklı olarak internette gezinip,köyümüzle ilgili önemli bir tespitte bulunman çok güzel,özellikle teşekkür ediyorum. Elbette sorgulamalı...Adam yaylaya gidiyor:Heybesinde çarşıdan aldığı yumurta,soğan,margarin,patates vb.parayla hazır alınmış herşey...Yahu Abi,ne diye zahmet çekip bunları yaylaya taşırsın?Bari otur,köyde rahat rahat ye. Yok yok..Biz doğuştan sosyeteyiz.Sanayi icat oldu,alınteri bozuldu... Selam ve sevgilerimle. T.VURAL |
||
|
||
| Merhaba Tamer Bey, Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Sizin gibi değerli insanları aramızda görmek bizi mutlu ediyor. Belkide biraz geç bir cevap olacak ama o güzel tesbitlerinize katıldığımı belirtmeden ve kendi düşüncelerimi sizinle paylaşmadan geçemiğecem. Dediğiniz gibi, eğitim okadar sık kullanılan bir terim haline geldiki, bazen insanlara bıkkınlık vermeye başladı. Tabiki ben bıkanlar tarafında değilim. Eğitim sürekli olarak gündemde tutulmalı, sürekli konuşulmalı ve eğitimin nasıl daha iyi yapılacağı tartışılmalı. Ama sizinde dediğiniz gibi, şu ayna meselesi, ah bunu bir yapabilsek, biz toplumun gelceği olan insanlar bir şu aynaya bakabilsek, sanırım o zaman her şey daha güzel olacak. Siz daha iyi bilirsiniz ama benim düşüncem eğitimle ilgili ilk kırılmalar toplumun yozlamasıyla başladı, daha çok tüketim toplumu haline geldikçe, toplum kendi öz değerlerinden uzaklaştıkça eğitimi de yanlış algılanmaya başladı. Eğitimi öğretimle karıştırıp bu işi sadece okullara havale ettik. Sandık ki insanlar daha çok okudukça daha iyi eğitim alcak, ama bu gün görüyorum ki çok yanılımışız. Üniversitede, çevreme bakıyorum ve şunu görüyorum bilgiyle yüklenmiş bir sürü boş insan var, sadece beğinlerinde ki bilginin hamallığını yapan boş insanlar, halbuki günümüzde bilgiyi taşıyacak bilgisayarlar var, ihtiyaç ise bu bilgiyi kullanacak erdemli insanlar. Bu erdemli insanlar nerede??? Anneler, babalar kendilerine çeki düzen vermedikçe, biz bu erdemli insanları daha çok ararız gibi geliyor bana. Uzun kış gecelerinde evlerimizi dolduran dizilerin, arkası yarınların, arkası haftayaların, arkası bilmem nelerin yerini yapılan çay sohbetleri, adap derseleri almadıkça biz bahsini ettiğim erdemli insanları daha çok ararız. Yukarıda bahsini ettiğim her şeyse sizin gösterdiğiniz adrese gidiyor, insanlar birey olarak kendilerine çeki düzen verlmeliler. Eğitim ailede başlar, eğitimle ilgili bir sıkıntı varsa bunun ilk sorumlusu annelerdir, babalardır. |
||
|
||
| Canım Hemşehrilerim,selam ve sevgilerimi gönderiyor,sağlık ve mutluluklar diliyorum. Ne mutlu bize ki:"Beşikten mezara ilim öğreniniz"."İlim,Çin'de dahi olsa gidip alınız"."İlim öğrenmek,kadın ve erkek her müslümana farzdır"."İlim,müminin yitik malıdır,nerede bulursa alır".diye emreden bir dine mensubuz.Evet...Ne mutlu. Yarın,2006-2007 Eğitim-Öğretim yılının II.dönemi başlıyor.Tüm milletimize ve en kıymetli varlıklarımız olan çocuklarımıza hayırlı uğurlu olsun. Ömrünü bir talebe olarak geçirmek,öğrendiklerini uygulamak,çevresiyle paylaşmak ne büyük bahtiyarlık... 80 yıllık ömrünü,8 kitap okumadan bitirmek,kulaktan dolma bilgilerle ukala tavırlar sergilemek ne büyük talihsizlik... Hani müslümandın!İslamın iman ve irfan insanı nerede,sen nerede!Hani Türk'tün!Nerede basiretli,dünya ilim dünyasına yön veren,dünya siyasetini bir parmak işaretiyle yönlendiren asil-medeni,vakarlı,yürekli ve bilgili dava insanı Türk,sen nerede! Nolur uyansan!Ders olmaz mı bunca olup biten...Yetmez mi uyuduğun...?Tüm milletlerin derdine derman olurken,artık kendi yaranı saramaz,göz yaşını silemez hale geldin...Yetmez mi bedbahtlığın!Hayatımızı bir "okul"haline getirmek,çalışmak ve öğrenmek zorundayız.Rabbim iman ve izan versin.Sevgilerimle. |
||
|
||
| bütün köylülerime slmlarimi sunuyorum cok yoğun olan derslerimden vakit bulur bulmaz kendimi sitenin güzel atmosferine atıyorum buda beni cok mutlu ediyo.özellikle bu bölümde herkesin eğitim hakkindaki hassasiyetini görünce ayrica seviniyorum sitede yazan abilerimizin kardeşlerimizin coğunu köyde yazin görüyorum herkesi kastetmemekle birlikte başta ben olmak üzere coğu insanin bu hassasiyeti gercek hayatta uygulamadiğini yada uygulama ortami bulamadiğini görüyorumki muhtemelen bu uygulama ortami bulamadiklarindan kaynaklaniyodur bu sorunun kaynağinin ne olduğunu düşünürken erkan kardeşimin sanal dernek fikrini gördüm ve cok beğendim.mantıklı ve işlevsel bence.erkani tebrik ediyorum ve abilerimizin desteklerini göstermelerini umuyorum.bu dernek sayesinde eğitimci abilerimizle ve eğitimli diğer meslek gruplarindaki abilerimizle köyde sohbet ortami olusturma ve onlarin değerli bilgilerinden yaralanma gibi organizasyonlar ve köyde herkesin ulaşabileceği mini kütüphane oluşturma ve ayrica genclere üniverste bilncini aşilayacak sohbetler ayarlanabilir. saygilar... |
||
|
||
| Sevgili köylülerim Ankaradan herkese selam ve sevgiler sunuyorum. Eğitim üzerine yazmış olduğumuz makalelerinizi okudum.Vallahi herkesin fikrini beğendim. Bana göre eğitimin ilk ayagı ailede başlar biraz şöyle geçmişe ve bu güne baktığımızda disiplinli olan ailesi ile barışık olanların çocukları daha başarılı. Çocuğunun ağzına daha 2 yaşındayken siğara veren, birisinin kümesinden yumurtayı alınca ne olacak çocuktur diyen,sokakta büyükleri yanında siğarsını içip üsteliğede yüzüne üfleyen çocuklarına alışmışlar ne yapasın diyen, Köyümüzde eğitim vermiş bazı değerli öğretmenlerimizle alay ederek bunlar ne biliyorki ne öğretsin diyen, eğitimci öğretmenlerimize araç gerekten yana yardımcı olmayan, tahsilini bitirene veya tahsilini tamamlamakta olan gençlerimize değer vermeyen, uzmanlık alanlarıyla ilgili sorup, faydalanmayan ve bunun gibi nice konularda duyarsız olan aileler malesef daha mevcut. Bence ilk önce bu tip aileleri veya şahısları sıkıbir eğitime tutmaklazım. Adam bilim adamı olmuş tahsil yapmış uzmanlık alanıyla ilgili konuşuyor diğer taraftan sen daha çocuksun sus demeye cesaret eden büyüklerimiz ve konu ile ilgili hiç bir bilgisi ve tezi bulunmayan bazı vatandaşlarımızda konu hakkında yorumda bulunarak komik duruma düşenlerimiz var. İnanırmısınız ben köyümü ve köylülerimi çok seviyor özlüyor ve köye ziyarete geliyorum. Ama bazı köylülerimiz sanki içra memurları gelmiş gibi davranıyorlar. takdir onların fazla bir şey yapamazsın. Yanılmıyorsam yazın cami derneğine bağışlanan çayırları 125.00.YTL ye biçtirip otunu 75.00.YTL ye satmışlar.İçler dışlar çarpımı yaparsanız karın kaç para olduğunu görürsünüz. Bu sebepten dolayı yapacağımız faaliyetin veya projenin içler dışlar çarpımını iyi bilen birilerininde olması lazım. Benim diyeceğim şuki,herkes çocuğuna atalarından almış olduğu terbiyeyi aşılasın görgü kurallarını uygulasın çocuklarına yatırım yapsın,En büyük yatırımın insana olan yatırım olduğunu unutmasın. Eğitimli olmayan kişilerinde terbiyeli ve insan olması lazımdır.Eğitimle birlikte kişilerin kendilerini uzmanlık alanları dışındada sosyal olarak yetiştirmesi gerekir. Eğitimle ilgili okuyan kardeşlerime ufak tefekte olsa yardımcı olmaya çalışıyorum çalışmayada devam edeceğim. Saygılarımla. |
||
|
||
| Evet eğitim çok önemli eğitim adına sizlerden gelen yazılar için çok teşekkür ediyorum. köyümüz okulunda bir kütüphane oluşturup bizler kaynak sağlayabiliriz. Benim üniversite hazırlık kitaplarımdan bazıları köyde boş duruyor. neden orda tozlu odada kalsın ki ilk köye geldiğimde biraz burdan kaynak arayarak yardımda bulunacak kurumlar bulacağım ve kaynak göndermeye çalışacağım. Kaynak çok önemli eğitim için okulumuzun ilk girişine her öğrencinin görebileceği bir yere kütüphane dolabı yapmak veya var olan dolaplardan oluşturmak lazım.ve gurbetteki köylülerim köye tatile gideceği zaman en azından 1 kaynak hediye bazında getirirseler zaten kütüphanemiz dolup taşar. Ama önemli mevkilerde köylülerimiz var bunun için kaynak araması yapabilirler. Ricamız bende dahil bu kişilerin kaynak araması yaparak köye eli boş olarak gelmemesidir. Saygı ve Selamlarımla |
||
|
||
| herkese selamlar egıtımle ılgılı kutaphane fıkrı çok guzel.bende okuyan bırı olarak egıtım gercekten ozellıkle gunumuzde çok onemlı oldugunu vurgulamak ıstıyorum.bu konuda basarınnda okuyacak olan genclerımızın ıyı yonlendırılmesıne baglı dıye dusunuyorum.kouyumuzde okuma oranının gun gectıkce artması guzel ama bu artıs ne yazık kı bayanlar cıhetındede aynı degıl.bu durum benı gercekten çok uzuyor.bence kadın erkek demeden herkes okumalı.okumak ısteyıpte aılesı ızın vermeyen( ozellıkle bayanlar ıcın sorundur bu) ogrencıler ıçın aılelerıyle konusulup ıkna edılmelı.okumak ıstemeyen arkadaslar ıse tesvık edılmelı.ayrıca kutuphane kurulduktan sonra kaynagın çok sorun olmayacagını sanıyorum.bu konuda bızde elımızden gelenı yaparız.saygılarımla. |
||
|
||
| Öncelikle tüm hemşehrilerime,özellikle Semra kardeşime selam ve sevgiler gönderiyorum. Söz açıldığında,herkesin eğitime dair söyleyeceği çok söz vardır.Çünkü,eğitim hatatın kendisidir zaten.Hiç hayata dair sözü olmaz mı insanın? Ne varki,eğitim söz değil,öz ister,davranış ister... Tüm sözlerimiz ve davranışlarımız hayata dair olmalı.Evet,köyümüzün medar-ı iftiharı kızlarımız var.Allah sayılarını artırsın.Eğitime kız-erkek ayrımı yaparak yaklaşmak istemiyorum.Çünkü bu beni bir öğretmen olarak rencide ediyor.Aziz peygamberimiz(s.a.v)in getirdiği yüce İslam Dini,ayrım yapmadan"İlim öğrenmek kadın ve erkek tüm müminler üzerine farzdır"buyurarak tembel-tembel oturan bizleri bir tokat atar gibi uyarıyor. Okumak,bizim için bir kutsal dava olmalı.Başka neyimiz var bizim?Evet,okuma açlığını hissetmek lazım.Öğrendikçe okumalı,okudukça acıkmalı,susamalı bilgiye... Semra'cım daha sık yazmanı,diğer kızlarımıza örnek olmanı bekliyor,eğitim köşesine katkından dolayı kutluyorum.Selam ve sevgilerimle,başarılar diliyorum. |
||
|
||
| s.a oncelıkle tamer abıye msjıma verdıgı karsılık ıcın tşk etmek ıstıyorum.çok sagol tamer abı bu karsılıgın bana yenı mesajlar yazmam ıcın cesaret verdı.çok tesekkur ederım. gerek egıtım konusunda gerekse dıger konularda koyumuz ıcın çok guzel seyler planlıyosunuz.ben bunu bıle cok basarılı buluyorum.cunku onceden bu dusunceler bıle yoktu.tabı bu duruma zemın hazırlayan serafettın abıyede tekrar tşk edelım burdan.ben planlanan herseyın hayata gececegıne ınanıyorum.bu konudada nasıl bır destegım olabılır bılmıoyrum ama herseye varım ben özellıkle egıtım konusunda. gerekırse derslerı kotu olan arkadaslara yazın kısa bır kurs gıbı ders anlatımı falan da yapabılırız.butun dersler olmasada zayıf olduklrı derslerlı ılgılı en azından. ALLAH'emanet olun. |
||
|
||
| ANNEME SELAMLARIMI MELEKLER GETİRSİN ANNE, UZAT ELLERİNİ ÖPEYİM,UZAKLARDAYIM DİYE ÜZÜLME. BİLİRİM NASIL ÖZLEDİĞİNİ... BENDE ÖZLEDİM ANNE. DOĞDUĞUMDA NASILDA SEVİNDİN, BİR YİĞİT DOĞURDUN DİYE... ÜZGÜNÜM,YİĞİT OLAMADIM ANNE. ÖĞRETMENİM BIRAKMADI,KIRDI ÜMİTLERİMİ. KORKTUM ANNE! NASILDA UÇTUN HAVALARA, BİR ŞAİR DOĞURDUN DİYE, YURDUMUN GÜZELLİĞİNİ YAZ DEDİN... NE YAZIK ŞAİR OLAMADIM ANNE! ÖĞRETMENİM İSTEMEDİ. OYSA NE SEVDA ŞİİRLERİ YAZACAKTIM... UNUTTUM ANNE. NE KADAR ŞÜKRETTİN ALLAHA,EL AÇIP. İNANÇLI BİR EVLAT DOĞURDUN DİYE. İNANÇLARIM OKULDA KALDI ANNE, İSTEDİĞİN HERŞEYİ ÖĞRETMENİM ALDI. BULAMADIM ANNE! BENİ YENİDEN DOĞUR,MÜMKÜN MÜ? ŞAİR OLAYIM,HAYKIRAYIM ANNE, GÜZEL ÜLKEMİN SEVDALARINI BİR BİR... YÜREKTEN İNANAYIM,ÖĞRETMEN OLAYIM ANNE... |
||
|
||
| OKULLA GELEN HASTALIKLAR Doktorlar özellikle sonbahar aylarında okullarda nezle ve solunum yolu hastalıklarının daha sık görüldüğüne dikkat çekerek aileleri uyardılar. Havaların soğuması ve yüzlerce çocuğun bir arada yaşaması sebebiyle sonbahar aylarında çocuklar daha sık hastalanıyor. Bu hastalıklar eğer kısa sürede tedavi edilirse ciddiye alınacak hastalıklar değil ama ihmal edilirse uzun süreli solunum yolu hastalıkları işitme bozukluğu ve yüz felçlerine sebep olabiliyor. Okul döneminin başladığı günlerde bademcik, faranjit, orta kulak iltihabı görülürken bu hastalıklardan bazıları bulaşıcı özelliği sebebiyle bütün öğrencileri tehdit edebiliyor. Kapalı mekanlarda toplu olarak yaşayan çocukların hastalıklara karşı direnci de azalıyor. EN ÇOK RASTLANAN HASTALIKLAR, BELİRTİLERİ VE TEDAVİLERİ Prof. Dr. Mehmet Ömür, okul döneminde en çok rastlanan hastalıkların belirtileri ve tedavileri hakkında şu bilgileri verdi. NEZLE: Nezle ve buna bağlı burun tıkanıklığı, çocuklarda en sık görülen hastalık belirtisidir. Burun havanın vücuda giriş kapısıdır, burada hava ısıtılır tozlarından arındırılır ve nemlendirilerek akciğerin sevdiği hale getirilir. Havanın burun içinden rahat geçebilmesi için üç koşul vardır. Birincisi burun yapısının düzgün burun etlerinin normal büyüklükte olması gerekir. İkincisi burun mukozası denilen burnu döşeyen tabakanın sağlıklı olması, üçüncüsü de burun salgılarının akışkan olması gerekir. Burun mukozasından eğer rhinoviüs ailesinden bir virüs girerse o zaman nezle olur. Burun akar, tıkanır hapşırıklar artar, hafif ateş ve halsizlik hissedilir. Basit önlemlerle atlatılabilecek bu durumda korkulan tek şey çocukta komplikasyon gelişmesidir. Nezle iyi tedavi edilmediği zaman orta kulak ihtihabına sinizüte veya bronşite yol açabilir. Halbuki yapılacak şey basittir, burun açıcı ilaçlar şurup veya damla olarak 2-3 gün kullanılmalıdır. Artibiyotiğe hemen başlanmamalı ateş düşürücü ağrı kesici ilaçlar kullanılmalıdır. ORTA KULAK İLTİHAPLARI: Orta kulak iltihapları çocukluk çağında en sık görülen hastalıklardandır. İlerde kalıcı işitme kayıplarına sebep olabilirler. Orta kulak ihtihapları doğumdan sonra ne kadar çabuk ortaya çıkarsa o kadar tehlikeli seyreder. En çok ekim ve nisan aylarında görülürler bu aylar viral üst solunum yolları enfeksiyonların sok görüldüğü aylardır. Ağrı şiddetli ve zonklayıcı tarzdadır ve çocuk fısıltıları o taraf kulağından duymakta güçlük çeker. Ateş 38-38.5 civarındadır. Kulak zarının kızarık olması veya bombe olması tanıyı koydurur. Ancak unutulmaması gereken bir nokta her kulak ağrısının, kulak iltihabından kaynaklanmadığıdır. Orta kulak iltihapları iyi tedavi edilmezlerse de kronikleşir ve işitme kaybı gibi kalıcı arızalar bırakabilir. Bazen de iltihap komşu dokulara yayılarak iç kulak iltihabı yüz felci ve beyin zarı iltihapları gibi çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu hastalığın tedavisi başlangıçta beklemektir. Çoğu kendiliğinden iyileşir. İyileşmeyen durumlarda uzun süre antibiyotik tedavisi uygulanır. SİNÜZİT: Çocuklarda en sık görülen hastalıklardan biri de sinüzittir. Burun tıkanıklığı ve iltihaplı akıntının yanında yüz kemiklerinde şiddetli ağrılar başlar. Ağrı baş öne doğru eğilince artmaktadır. Göz yaşarması göz etrafında şişlik, 38’i geçmeyen ateş, yüze basma ile ağrının artması sinüzitin diğer belirtileri arasındadır. Tedavi, antibiyotikler ve burun açıcı ilaçlarla yapılır. Tedavi süresi 10 günden az olmamalıdır. İyi tedavi edilmemiş sinüzitler komplikasyon oluşturabilir. İltihap göz ve beyin zarına yayılabilir. ANJİN: Çocuğunuz okuldan ateşler içinde ve boğaz ağrısıyla gelir, tükürüğünü bile yutamaz durumdaysa; ağzını açtırıp içine baktığınızda, kocaman ve üzeri beyaz noktalarla kaplı, iki kırmızı bademcikle karşılaşırsınız. Bazı çocuklar en azından bir kez boğaz ağrısı ve ateşle yatağa düşere 3 gün oku gidemezler. Bazıları ise her ay bir kez anjin olurlar. Anjin ateşli boğaz ağrısı, bademciklerin şişip üstlerinin beyaz iltihap odaklarıyla kaplanması durumudur. Bu hastalık daha çok büyük çocuklarda görülür. Anjinlerden, sebep oldukları akut eklem romatizması ve buna bağlı kalp kapakçığı sorunları nedeniyle korkulmaktadır. Üç yıl üst üste 3 kez anjin iki yıl üst üste 5 anjin bir yılda 77’den fazla anjin kronikleşme gösterir. Bademciklerin görüntüsü ve rengi de kronikleştiğinin habercisi olmaktadır. Bademcikler kronik hastalıklı hale gelirlerse ameliyatla alınmaktadırlar. FARENJİT: Farenjit bulaşıcıdır, hafif ateşle başlar, burun tıkanıklığının yanında burun arkasına akıntı, boğaz mukozasında yer yer kızarıklıklar ve iltihaplı salgılar görülür. Kulak zarı da kızarmış olarak görülebilir. Boyunda ele lenf bezleri gelir. Kendiliğinden 4-5 gün içinde geçen farenjit genellikle viral bir hastalık olduğundan antibiyotik kullanılması şart değildir, ama ateş 2 günden fazla sürerse o zaman antibiyotik verilebilir. Tedavisinde burun açıcı ilaçlar ve sprey şeklinde antibiyotikler kullanılır. Bazen faranjit aşağı inip bronşite de neden olabilir. LARENJİT: Larenjit her yaşta görülebilen iltihablı bir hastalıktır. Virüsler de mikroplar da gırtlağı ve ses tellerini iltihaplandırabilir. Ses kısılır ateş pek yükselmez. Farenjitin bronşite dönmesinde ara geçiş olabilir, bazen şiddetlenip çocukları ciddi solunum zorluğuna sokabilir. Sorumlular yine yukarıda adı geçen virüs ve mikroplardır genellikle. Tedavi tamamen tıkanıp soluk borusuna delik açma olayından bahis ile açmayalım. Çünkü bu bir annenin yaşayabileceği en sıkıntılı anlardan biridir. Ama trakeotomi denilen bu girişim gerçekten de hayat kurtarıcı bir girişimdir. Bunun dışında okulların açılması havaların soğumaya başlamasıyla birlikte çocukların yakalanması olası daha birçok hastalık vardır. Sık görülmemekle beraber çocuklarda boyun abseleri, selülitler soğuğa bağlı yüz felçleri, lenf bezi iltihapları gibi çeşitli hastalıklar görülebilir. Doktorların anne babalara tavsiyesi ise, okula başlayan çocuklara gerekli aşıların yaptırılması. 12/23/2000 03:19:50 |
||
|
||
| Eğitimle İlgili Özlü Sözler 01-Aydınlanma ; Kişinin Kendi Aklını Kullanmaya Cüret Etmesidir. (İ.Kant) 02-Bilginin Efendisi Olmak İçin Çalışmanın Uşağı Olmak Şarttır (Balzac) 03-Bizi Güçlü Yapan Yediklerimiz Değil, Hazmettiklerimizdir.Bizi Zengin Yapan Kazandıklarımız Değil, Muhafaza Ettiklerimizdir.Bizi Bilgili Yapan Okuduklarımız Değil, Kafamıza Yerleştirdiklerimizdir. (Francis Bacon) 04-Hayal Gücü Derin, Fakat Bilgisi Olmayan Kimsenin ,Kanatları Var,Ancak Ayakları Yoktur. (Joseph Joubert) 05-Gençken Bilgi Ağacını Dikelim Ki, Yaşlandığımız Zaman Gölgesinde Barınacak Bir Yerimiz Olsun. (Chesterfield) 06-Önce Doğruyu Bilmek Gerekir ,Doğru Bilinirse Yanlış Da Bilinir. Ama Önce Yanlış Bilinirse Doğruya Ulaşılamaz. (Farabi) 07-Sormaz Ki Bilsin ,Sorsa Bilirdi. Bilmez Ki Sorsun Bilse Sorardı. (Atasözü) 08-Bilgi Bir Işık Gibidir. Onu Kullanırsanız Daha Parlak Olur ,Kullanmazsanız Söner (Alexander Everett) 09-Bilgiyle Dirilenler Ölmez (Hz.Ali) 10-Duyabileceğimiz En Güzel Duygu, Bilinmeyen Karşısındaki Heyecandır. (A.Einstein) 11-Bilgi Gençlikte Dikilen ,İhtiyarlıkta Meyvesi Alınan Bir Ağaçtır. (Türk Atasözü) 12-İyiliğin Bilgisine Sahip Olmayana Bütün Diğer Bilgiler Zarar Verir (Montaigne) 13-Bilgi Cesaret Verir, Cehalet Küstahlık. (Terry) 14-Üç Şey Sürekli Kalmaz; Ticaretsiz Mal, Tekrarsız Bilgi, Cesaretsiz İktidar. (Ş.Sadi) 15-Başarı Tatlıdır Ama Çoğunlukla Ter Kokar. (Anonim) 16-En Verimli Yağmur ,Alın Teridir. (Cenap Şehabettin) 17-Karanlık Geceleri Ben Uykusuz Geçirirken, Sen Sabaha Kadar Uyuyorsun. Ondan Sonra Da Bana Yetişmek İstiyorsun. Ne Gezer (Zemahşeri) 18-Kim Kazanmazsa Bu Dünyada Bir Ekmek Parası, Dostunun Yüz Karası,Düşmanının Maskarası. (M.Akif Ersoy) 19-Yıpranmak Paslanmaktan İyidir (Bishop Cumberland) 20-Durgun Su Solucan Yetiştirir. (Dünya Atasözü) 21-En İyi Eğitimli Kişi Yaşadığı Hayatı En İyi Anlayandır. (Helen Keller) 22-Damlayan Su Mermeri, Yürüyen Gayret Dağları Deler (Ovidius) 23-Hiç Kimse Başarı Merdivenine Elleri Cebinde Tırmanmamıştır. (J.Keth Moorhead) 24-Başarı Gün Boyu Tekrar Edilen Ufak Gayretlerin Toplamıdır (Robert Collier) 25-Daha İyi Olmaya Çalışmayan İyi Olarak Ta Kalamaz. (Oliver Cromwell) 26-Dün Yaptığınız Şey Size Hala Çok İyi Görünüyorsa , Bugün Yeterli Değilsiniz Demektir. (Earle Wilson) 27-Erişmek İstedikleri Bir Hedefi Olmayanlar ,Çalışmaktan Zevk Almazlar (Emile Raux) 28-Gideceğiniz Yeri Bilmiyorsanız, Vardığınız Yerin Önemi Yoktur. (Peter F.Drucker) 29-Hedefi Olmayan Gemiye Hiçbir Rüzgar Yardım Edemez (Montaıgne) 30-Güneş Olamazsan Yıldız Ol, Ama Gökteki En Parlak Yıldız Sen Ol. (Tagore) 31-Cesaretle Dolu Bir İnsan, İnançla Dolu Bir İnsandır .(Cicero) 32-Metodu Olan Topal, Metotsuz Koşandan Daha Çabuk İlerler. (Francis Bacon) 33-Okumadan Geçen Üç Günden Sonra Konuşma Tadını Kaybeder .(Çin Atasözü) 34-Bir Şeye Ait Herşeyi Öğrenin; Herşeye Dair Bir Şeyler Bilin (Var Dyke) 35-Düşünmeden Öğrenmek Faydasızdır,Öğrenmeden Düşünmek Tehlikelidir (Confuclus) 36-Öğrenmek,Akıntıya Karşı Yüzmek Gibidir İlerleyemediğiniz Taktirde Gerilersiniz. (Çin Atasözü) 37-Herşeyin Anahtarı Sabırdır. Civcivi,Yumurtaları Kuluçkaya Yatırarak Elde Edersiniz, Kırarak Değil (Arnold Closow) 38-İnsan Yenilince Tükenmez. Pes Edince Tükenir. (Richard Nixon) 39-İnsan Bir Şeyi Ancak Sevdiği Kadar Anlayabilir. (St.Augustinus) 40-Zamanın Değerini Yapacak İşi Olan Bilir (Atasözü) 41-Sabahleyin Kaybedeceğin Bir Saatin Bütün Gün Zararını Çekersin. (William Whately) 42-Yaşadığımız Her An Kendi Hakkını İster. (Goethe) 43-Akıllı Adam Aklını Kullanır. Daha Akıllı Adam Başkalarının Da Aklını Kullanır. (Bernard Shaw) 44-Güçlü Olan Yenilmeyen Yalnız Azimdir (Yahya Kemal Beyatlı) 45-Kötülükten Kaçmayan Bilgin Işık Tutan Bir Kördür. Doğru Yolu Gösterir, Kendi Göremez. Ş.Sadi) 46-Mal Kaybeden Bir Şey Kaybetmiştir. Şerefini Kaybeden Bir Çok Şey Kaybetmiştir. Cesaretini Kaybeden İse Her Şeyi Kaybetmiştir (Goethe) 47-Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar. (Akif Cemil) 48-Kıyıyı Gözden Kaybetmeye Cesaret Etmedikçe İnsan Yeni Okyanuslar Keşfedemez (Andre Gide) 49-Hakikaten İnsan İçin Kendi Çalıştığından Başkası Yoktur (Necm:39) 50-İşlemeyen Demiri Kendi Pası Mahveder. İnsanı Tembelliğe Alışması Mahveder. (Hint Atasözü) SAYGILARIMLA cevdetvural@hotmail.com |
||