|
||
| KENDİNE YAZIK EDEN ÜÇ KİŞİ.. Peygamber efendimiz bir keresinde minbere çıkıyordu.Merdivenden yukarı çıkarken birinci basamakta<<amin>>dedi.İkinci basamakta yine<<amin>>dedi.Üçüncü basamakta birkere daha<<amib>>dedi.Hutbeden sonra, sahabe efedilerimiz busefer senden daha önce duymadığımız bu şeyi duyduk ya resulallah! Eskiden böyle yapmıyordunuz, şimdi minbere çıkarken üçkere "amin" dediniz.Bunun hikmeti nedir? diye sordular. Peygamber efendimiz(sallallahu aleyhi ve sellem)şöyle buyurdular;(cebrail alehi selam) geldi ve ,Anne-babasının ihtiyarlığında onların yanında olmuş ama anne-baba hakkını gözetmemiş, onlara iyi bakarak mağfreti yakalama gibi bir fırsatı deyerlendirememiş kimseye yazılar olsun, burnu yere sürtülsün onun! dedi bende " amin! dedim. Cebrail, Ya Ralülallah, bir yerde adın anıldığı halde, sana salat ü selam getirmeyende rahmetinden uzak olsun, burnu yere sürünsün! dedi, bende, amin dedim. ve son basamakta Cebrail, Ramazana yetişmiş, Ramazanı idrak etmiş olduğu halde Allahın mağfiretini kazanamamış, afv ü mağfiret bulamamış kimseyede yazıklar olsun, Rahmetten uzak olsun o! dedi, ben de " amin "dedim. Diye beyan etmiş (Peygamber efendimiz). |
||
|
||
| Saygıdeğer Yunus Abi, Ne güzel bir başlık açmışsın...Allah razı olsun.O'na ne kadarda ihtiyacımız var bu günlerde.Her zaman olduğu ve olacağı gibi. O'nu bilmek,tanımak ve sevmek ne büyük bahtiyarlık...O'ndan habersiz,O'nun sevgisini duymadan yaşamak,yaşlanmak ve göçmek ne büyük bedbahtlık... Ey,Sevgili kelimesi kendisine en çok yakışan,Ey en sevgili!Adına kurban.Ey insanlığı getiren insan...Bunamış gönüller nasılda muhtaç senin sevgine...İnsanlık nasılda hasret adaletine...Bir Nisan yağmuruyla berket ol,gel okşa saçımızı...Gülsün yüzü bu mazlum milletin.Biliriz hatamızı.Affedilmeyecek çok hatamız var...Ama biliriz ki SEN rahmet peygamberisin...Bakmazsın kusurlarımıza.Biz senden şevkat ve merhamet umarız...Çünkü,Rahman ve Rahim olan Rabbimiz,sevgiyi,şevkati,rahmeti Seninle şekillendirmiş,dünyamızı seninle şereflendirmiştir.Adına kurban.Ey,sevgili vasfı en çok kendisine yakışan,Ey,en sevgili...Sevgine susamış yürekler seni bekler.Bakma kusurumuza...Bir güneş doğumunda,mescitten döner gibi gel...Şenlendir dünyamızı.Baharlar seni bekler,kırık gönüller seni ister...Kainat hurmetine yaratılan,insan madeninin Elması,adem oğlunun en Hası,adına kurban.Şefaatinden ayırma bizi.(amin) |
||
|
||
| Kıyâmet günü Cennete ilk çağırılacak, varlıkta da darlıkta da Allah'a çok hamdedenlerdir. Kıyâmet gününde ilk hesaplaşacak kimseler, komşulardır. Kıyâmet gününde Âdemoğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılmaz; 1.Ömrünü nerede ve ne sûretle harcadığından, 2.Yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, 3.Malını nereden kazandığından ve nerelere sarfettiğinden, 4-5.Vücudunu, sıhhatini nerede ve ne sûretle yıprattığından. Bütün insanlar günah işler, fakat günah işleyenlerin en hayırlısı, tövbe edenlerdir. Her kim Ramazan'ı tutar, sonra da ona Şevval'den altı gün ilâve ederse, bütün seneyi oruç tutmuş gibi olur. Müslümanların derdini dert edinmeyen onlardan değildir. Kişi haksız olarak bir şeye lânet ederse, o lânet kendine döner. Dünyânın belâ ve fitneden başka hiçbir şeyi kalmadı. Kurban kesiniz. Onunla nefsi temizleyiniz. Bir kimse, gününde kurbanını alır, kıbleye yatırırsa, onun boynuzu, tersi, kanı, kılı ve her zerresi Kıyâmet Günü o kimse için hazır olur. Yere düşen kan, Alah'ın muhâfazasına düşmüş olur. Az infak edin, çok ecir alın. Sana her ne iyilik erişirse Allah'tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi kusurun sebebiyledir. Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlâhı koruma ve teminattan mahrum kalır. |
||
|
||
| -------------------------------------------------------------------------------------------------------- SEVAP KAZANMAK ÇOK ZOR İŞ DEGİL! Sevap kazanmak zor ve çok şarta bağlı değildir. Hatta denebilir ki : Niyetinizi düzeltin, işlerinizi düzgün niyetinize göre yapın. Rabbinizin rızasına erer, her şeyden sevap kazanabilirsiniz. Meselâ: 1. Sadaka sevabı mı kazanmak istiyorsun ama imkânınız mı yok? Onun için Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuş : "Mü'minin mü'mine karşı tebessümü sadakadır." 2. Günahlarının sararmış yapraklar gibi dökülmesini mi istiyorsun? Hiç de zor değildir. Bundan dolayıdır ki Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuş : "İki mü'min karşılaşınca, biri elini uzatır da musafaha ederse, sararmış yaprakların dökülüşü gibi dökülür günahları." 3. Sadakanın en çok sevaplısını vermiş olmak mı istiyorsun? Bu da zor değildir. Bu konuda da Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ikazı vardır. Şöyle buyurmuştur : "Sadakanın sevaplısı, dargın insanların arasını bulup barıştırmaktır." 4. Rabbimizin yardımını mı istiyorsun? Sana hep ilâhî ikram ve yardımlar durmadan gelsin mi? Bu konuda da Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hatırlatması şöyledir : "Allah (celle celaluhu) kulunun yardımındadır. Kul, kardeşinin yardımında bulunduğu müddetçe." 5. Kâmil Müslüman mı olmak istiyorsun? Bu da zor değildir. Bu konuda da şöyle buyuruyor Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): "Kâmil Müslüman'a din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir." Demek ki kırılıp incindiğimiz kimselere en çok üç gün küs durabiliriz. Daha fazlası kâmil Müslüman'a yakışmaz. Biz de kâmil iman sahibi bir Müslüman olmak istediğimizden dolayı üç günü geçmez küslüğümüz. 6- Rabbinin merhametini mi elde etmek istiyorsun? Bu konuda Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki : "Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Siz bu dünyada canlılara acıyıp merhamet ediniz ki, Rabbiniz de ahirette size acıyıp merhamet etsin..." Ne dersiniz bu maddelere? Bunları yapmak çok mu zor, yoksa çok mu kolay? |
||
|
||
| :)Yunus Abi ve tüm hemşehrilerim,selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. O'nun sözü üstüne sözmü olur?Ne dediyse,ne getirdiyse eyvallah! Her bir sözünü hayatımıza uygulasak,nasılda bahara dönecek ömrümüz,nasılda özüne dönecek insanlık!O'nu unutalı,sevgisinden uzaklaşalı,insanlık derbeder oldu.Barışa,huzura hasret kaldı.Rabbim,kainatı hurmetine yaratığı Resulünün sevgisini bize tattırsın. ÖZLEM BUNALDIK HASRETİNLE GEL ARTIK! GELKİ,BAYRAMLARIMIZ BAYRAM OLSUN. BİR NİSAN SABAHINDA,YAĞMURLARLA GEL! GEL Kİ BAHARLARIMIZ BAHAR OLSUN. ASIRLARDIR YAKAR SİNEMİZİ, HAK ETİYSEKTE YETSİN ARTIK, ELİMİZLE YIKTIK GÖNÜL HANEMİZİ! ÖZLEMİNLE KAHROLUŞUMUZ BİTSİN ARTIK. KABUL!SANA LAYIK ÜMMET OLAMADIK. AMA,YİNE DE BEKLERİZ İMDADINI, SENSİZ ÇIKAR BİR YOL BULAMADIK. ŞİMDİ KAÇ YARALI KALP ANAR ADINI. |
||
|
||
MÜNAFIKTA ÜÇ ALAMET DAHA VARDIR - Konuştuğu söz yalandır - Verdiği sözde durmaz - Emanete hıyanetlik eder ZALİMDE ÜÇ ALAMET VARDIR - Kendisinden zayıf olanları ezer - Gücü yettiği kadar başkalarının malını zorla alır - Nereden yiyip ictiğini, giyip kuşandığını incelemez. Haram helal demez ne bulursa alır. KISKANÇLARDA ÜÇ ALAMET VARDIR - Toplumda bir kimseye yaltaklanır - Herkesin arkasından gıybet eder cekiştirir - Başına bela gelenlere sevinir TENBELLERDE ÜÇ ALAMET VARDIR - Allah´a ibadet ederken tenbellik eder, hic neşe duyamaz - Yaptığı ameli kusurludur ve boşa gider - Namazı vaktinde kılmaz gecirir |
||
|
||
| EY MUHAMMED!CANLAR CANI, YOLUNA KURBAN OLAYIM. İKİ CİHANIN SULTANI! GÜLÜNE KURBAN OLAYIM. IŞIĞINLA YAŞIYORUZ, BAYRAĞINI TAŞIYORUZ, HAYALİNLE COŞUYORUZ, SELİNE KURBAN OLAYIM. CEHALETİ PAK EYLEYEN, KARALARI AK EYLEYEN, AYI , İKİ ŞAK EYLEYEN, ELİNE KURBAN OLAYIM. |
||
|
||
| TÖVBE.. Ölüm ki, aniden seni bulmadan Hayatın suyunu bulandırmadan, Tövbe et ibadetle çalışasın kar- şılığında saadet bulursun. Eğer senin tövben olursa kabul senden Hasıl olur, bu yüzden aydınlanır, yüzün. Ona, Allah'a bin günahtan tövbe eğlersen, Allah'ı yanında bulursun daima. İhtiyacını rabbin dergahına sen arz et, lütfü ilahi sana çirkinlik göstermez. İşlersen bir günah ve bin tür- lü rezalet, tövbe etsen makbüldür. Hiç biri reddedilmez. Tövbe suyu ile günah kirini edersen pak. Çünkü ,bu zehirdir ve tövbe suyuyla olursun akı pak, tövbekarı affeder (cc)ALLAH... |
||
|
||
| BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU? Daima düşünceliydi Susması konuşmasından uzun sürerdi Lüzumsuz yere konuşmazdı Konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı Dünya işleri için kızmazdı Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı Kötü söz söylemezdi Affediciliği tabii idi, intikam almazdı Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer verirdi Kimseyle çekişmezdi Çok konuşmazdı Boş şeylerle uğraşmazdı Umanı umutsuzluğa düşürmezdi Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz ve ayıplamazdı Kimsenin kusurunu araştırmazdı Kimseye hakkında hayırlı olmayan söz söylemezdi Yanında en son konuşan kişiyi ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi Her zaman ağırbaşlıydı Konuşurken çevresindekileri kuşatırdı Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi Vakar ve sükûnetle rahatça yürürdü Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi Dostlarına şöyle derdi: Dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol Her zaman hüzünlü, fakat mütebessim bir haletle dururdu Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı. y.vural. |
||
|
||
| ALLAH RESULÜNDEN... Dört kimse vardır ki, öldükten sonra da sevapları devam eder: Alah rızası için kamuya hızmet ederken ölen kimse; Öğrettiği ilmin gereği yapılan bilgin; Verdiği para ile yapılan faydalı eser ayakta duran hayır sahibi; Ardında kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakan kimse... (Hadis (Müsned))... |
||
|
||
|
||
|
||
| ALLAH RESULÜ' NDEN Dünya hayatı bir imtihan meydanıdır Kulun iyi veya kötü nasıl bir hayat yaşayacağının,deneme yeridir.İnsan için önemli olan, bu imtihan süresini tamamlayıp bu dünyadan ayrılırken iman ve güzel amel sahibi olarak ahirete göçmek,hayat imıtihanını yüzünün akıyla verip kazananlardan olmaktır. Hadisin ifadesine göre,kul son nefesini nasıl bir inanç ve duygu içinde verirse, akirette o hal içinde dirilecektir.Bu durum- da kulun ahiretteki durumunu belirleyici faktör bu dünyadaki yaşayışı ve son nefe- sindeki inancı olmaktadır. |
||
|
||
| Allah Resulünden (ASM) "Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazları meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır. Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer. Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir. Bu ay yardımlaşma ayıdır, bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır. Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden azat olmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur. Ashab-ı Kiramdan bazıları, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz" dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler: Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur. Bu ayda her kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse Allah onu affeder ve Cehennemden uzak tutar. Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte ayrı kalamazsınız. Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime i Şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir. Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri Cehennemden Allah'a sığınmaktır. Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir." (et-Tergib ve't-Terhib, 2:94-95) www.resulullah.org -------------------------------------------------------------------------------- Peygamber Efendimizin (ASM) Ramazanı isimli |
||
|
||
| ... EFENDİM. Gül" canana kurbandır, candan öte can Efendim... Canım canana kurbandır, canıma canan Efendim... Ol" hükmüne Güldür ferman, Güldür cümle derde derman, Zatı nurdur, hali nuran, "Ahlakı Kur'an Efendim... Gül"den gelir bize himmet" şad ü handan olur ümmet, Şanı" Alemlere rahmet" beyanı furkan Efendim... Farz olundu Gül'e biat Gül'e bestendir kainat, Gül nefesli ab-ı, hayat, rahmet-i Rahman Efendim... Gül'dür gönüllerin ahı, Gül'dür peygamberler şahı, İki cihan padışahı, Mirac'a mihman Efendim... Gül sürgünü mü'min garip, Gül"süz gönüller müzdarip, Sırrı süveydaya tabip, bais-i gufran Efendim... "Gül"dür bizim imdadımız. Gül"dendir istimdadımız, "Gül"den medet muradımız af için ferman Efendimi... "Gül" cemresi bekler akıl, nur yağsın kalbe muttasıl, Kerem eyle, şefaat kıl, Habib-i Zeşan Efendimiz... Hak yolunda destur almak, "Gül" dalında gonca olmak, "Gül"ün gölgesinde kalmak kutlu bir destan yazmak, Rabbim lütfetsin hidayet,imandır en büyük nimet. "Gül"e duyulan muhabbet,ebedi rüçhan Efendim... Güneş nur-i cemalinde, ışık alır her halinde, "Gül"ü sevmek kemalinden,aşk ile iman Efendim... "Gül"de umut, "Gül"de safa, hudutsuzdur "Gül"de vefa, "Gül"dür Muhammed Mustafa, güllere sultan Efendim... |
||
|
||
| ALLAH Resulü'nden (ASM)... Resulullah aleyhissalatu vesselam efendimiz buyurdular ki: "Cum'a gün,(haftanın diyer)günlerinin efendisidir. Allah katında da en mühim olanıdır. O, Allah katında, Kurban ve Ramazan bayramı günlerinden daha mühimdir. Bu günün beş hasleti vardır: Allah, Adem'i bu günde yarattı. Alah Adem aleyhissalam'ı o günde yeryüzüne indirdi. Allah Ademin ruhunu o gün kabzetti. O günde bir saat vardır ki, kul o saatte Allah'tan haram bir şey talep etmedikçe her ne isterse mutlaka kendisine talebi verilir. Kıyamet de o gün kopacaktır. Bütün mukarreb (Allah'a yakın) melekler, sema, arz, rüzgar, dağ, deniz hepsi o günden korkarlar." Diye buyurdular. (Ebu lübabe ibnu Abdilmünzir- 6273) |
||